T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Kahramanmaraş İl Sağlık Müdürlüğü Elbistan Devlet Hastanesi

T.C. Sağlık Bakanlığı
Kahramanmaraş İl Sağlık Müdürlüğü Elbistan Devlet Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

4 Mart Dünya Obezite Günü...

Güncelleme Tarihi: 04/03/2021



obezite.jpg

Dünya obezite günü, insanların sağlıklı bir kiloya ulaşmasına, bu kiloyu korumasına, uygun tedaviyi almasına ve obezitenin getirdiği olumsuzlukları tersine çevirmesine yardımcı olacak pratik çözümleri teşvik etmek amacıyla kullanılmaktadır.

Obezite oranları 1975 yılından bu yana yetişkinlerde 3 kat, çocuk ve ergenlerde neredeyse 5 kat artarak hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde tüm sosyal gruplardan her yaştan insanı etkilemektedir. Ülkemizde yapılan Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (2017) verilerine göre 15 yaş ve üzeri bireylerde fazla kiloluluk oranı %34 ve obezite oranı %31.5 olarak saptanmıştır.

Obezite; tip 2 diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, hipertansiyon, felç ve çeşitli kanser türleri gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar için önemli bir risk faktörüdür. Obezitesi olan bireyler genellikle sağlıklı beslenmeme ve sedanter (hareketsiz) yaşam tarzı davranışları ile  genetik, psikolojik, sosyokültürel, ekonomik ve çevresel faktörlerin karmaşık bir karışımı olan obezite nedeni ile de utanma, suçlanma gibi bazı durumları da yaşayabilmektedirler.

Obezite ile mücadele konusunda Dünya Sağlık Örgütü’nün en temel önerileri ise şöyledir;

  • Yağ, şeker ve tuz oranı yüksek yiyecek ve içeceklerin özellikle çocuklara karşı pazarlanmasını kısıtlamak,
  •  Şekerli yiyecek ve içecekleri vergilendirmek, besin değeri yüksek yiyecek ve içeceklere uygun fiyat desteği ile daha iyi erişim sağlamak,
  • Şehirlerde ve kasabalarda güvenli yürüyüş, bisiklete binme ve dinlence için daha fazla alan açmak,
  • Çocuklarımıza erken yaşlardan itibaren sağlıklı yaşam alışkanlıklarını edindirmek.

(Kaynak: https://www.who.int/india/events/world-obesity-day)

Bakanlığımız tarafından yukarıdaki öneriler kapsamında Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı kapsamında sosyal medya ve resmi web siteleri de kullanılmak suretiyle farkındalık- eğitim çalışmaları, mevzuat düzenlemeleri ve klinik ve ulusal rehberlerin geliştirilmesi yapılmaktadır. Sağlık hizmeti sunumu kapsamında birinci basamak da aile hekimleri işbirliğinde Sağlıklı Hayat Merkezlerinde ve ikinci üçüncü basamak hastanelerde kurulan obezite merkezlerinde multi disipliner bir yaklaşımla  beslenme danışmanlığı ve tedavisi verilmektedir.  Ayrıca yapılan ulusal araştırmalar ile (Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması 2017, Türkiye Çocukluk Çağı Araştırması (COSI-TUR) 2016 ) ile izleme değerlendirme çalışmaları yürütülmektedir.

 

Bulaşıcı olmayan hastalıklar (BOH), günümüzde dünyadaki en büyük salgınlardan biridir. 2012’de meydana gelen 56 milyon ölümün, 38 milyonuna (%68) BOH’ler neden olmuştur. BOH’nin altında yaygın, önlenebilir risk faktörleri yatmaktadır. Bu faktörler tütün kullanımı, hareketsizlik, sağlıksız beslenme ve alkolün zararlı kullanımıdır. Fazla kilo ve obezite yüzünden her yıl en az 3,4 milyon kişi hayatını kaybetmektedir. Kalp hastalığı, felç ve diyabet riski; beden kütle indeksinin (BKİ) artmasına bağlı olarak giderek artmaktadır. Tüm dünyada fazla kiloluluğun ve obezitenin prevalansı giderek artmakta olup obezite prevalansı 1975’den beri yaklaşık üç kat artmıştır. 2016 yılında 18 yaş ve üzeri 1.9 milyardan daha fazla erişkin fazla kilolu ya da obez olup bunların içinde 650 milyon yetişkin obezdir. 2016 yılında beş yaş altı çocukların 41 milyonu fazla kiloludur.

 Ülkemizde ise; Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması (TBSA) 2017 sonuçlarına göre 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite % 31,5; düşük fiziksel aktivite düzeyi %42,4 olarak saptanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü işbirliğinde yürütülen Türkiye Çocukluk Çağı Şişmanlık 2016 Araştırması sonuçlarına göre ilkokul ikinci sınıf çocuklarda obezite %9,9; 10-18 yaş çocuklarda obezite %9 ve fazla kiloluluk  %18.3 bulunmuştur. Ortaokul çocuklarında şişmanlık %10.5, fazla kiloluluk 19,6; lise çağında şişmanlık %5.6, fazla kiloluluk %15 olarak tespit edilmiştir.

TBSA 2017 sonuçlarına göre Türkiye kişi başı tuz tüketimi ise 10.2 g/gün olarak bulunmuştur.

2010 yılından itibaren ülkemizde Türkiye Sağlıklı Beslenme ve Hareketli Hayat Programı (2019-2023) güncellenerek uygulanmaktadır. Ayrıca Bakanlığımız; Türkiye Diyabet Programı, Tuz Azaltma Programlarını uygulamaktadır. 

Obeziteden korunmada sağlıklı beslenmek ve fiziksel aktivitenin arttırılması önemlidir.

Obezite COVİD-19 pandemisi için de bir risk faktörüdür. Maske, sosyal mesafe ve hijyen kurallarına dikkat ederek sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve fiziksel aktiviteye bu süreçte de önem verilmelidir. Günümüzde sıklıkla görülen şişmanlık ve şişmanlığa bağlı kronik hastalıklar ile vitamin ve mineral yetersizliklerinin önlenmesi hem birey hem de toplum icin önem taşımaktadır. Sağlıklı yaşam biçimi; sağlıklı beslenme ile aktif bir yaşam için arttırılmış fiziksel aktivite düzeyine dayalıdır. Besin gruplarında yer alan besinlerden sağlıklı seçim yapılabilmesi icin besinlerin renk çeşitliliğine, yapısal özelliklerine, bireyin sağlık ve hastalık durumuna, yaşına ve cinsiyetine, fiziksel aktivite ve fizyolojik (gebe ve emziklilik) durumunun özelliklerine dayalı, besinlerin posa, yağ, tuz ve eklenmiş şeker içerikleri dikkate alınarak seçimler yapılmalıdır. Hedef her öğünde tabakta yer alan her besin grubundan bir besinin seçilerek tüketilmesidir. Tabağın yanında yer aldığı üzere günlük beslenmede önerilen su tüketiminin sağlanması, günlük beslenmede zeytinyağının yer alması, aktif yaşamın desteklenmesi sağlıklı yaşam biçiminin tamamlayıcısı olarak önem taşımaktadır.

Sağlığınız için yetişkinlikte haftanın en az 5 günü ve günde en az 30 dakika orta şiddetli, çocukluk çağında  ise günde en az 60 dakika orta ve yüksek şiddetli fiziksel aktivite yapılmalıdır.

Fazla kilolu veya obez olmak; hipertansiyon, hiperlipidemi, kalp-damar hastalıkları, inme, Tip 2 diyabet, bazı kanser türleri, kas-eklem hastalıkları ve solunum sistemi hastalıkları gibi pek çok sağlık sorunları riskini artırır.

Günlük beslenmede; taze sebze ve meyvelerin, tam tahıl ürünlerinin, süt ve ürünleri, balık, tavuk ve diğer yağsız etler ile kuru baklagillerin tüketimi sağlıklı seçimlerdir. İşlenmiş ve hazır besinlerden yağ ve şeker içeriği yüksek olanların tüketimi sağlıksız seçimlerdir.

Fazla kilolu ve obez bireyler için sağlıklı beslenme önerileri:

Besinler diyetisyen tarafından bireye özgü planlanmış porsiyonlarda tüketilmeli, aşırıya kaçılmamalıdır. Yağ ve/veya şeker miktarı azaltılmış (diyet/light) ürünler, her zaman düşük enerji içermez. Bu ürünlerin tüketiminde dikkatli olunmalı ve diyetisyene danışmadan tüketilmemelidir.

  • Günlük 2-2,5 litre sıvı ihtiyacının 1,5-2 litresi sudan gelmelidir (1,5-2 litre su=8-10 bardak su).
  • Hazır meyve suları, gazlı içecekler vb. yerine sağlıklı içecekler tercih edilmelidir.
  • Kızartma yerine ızgara, haşlama, buharda ve fırında pişirme yöntemleri seçilmelidir.
  • Aşırı tuz tüketiminden kaçınılmalıdır.
  • Gün boyu aktif olunmalıdır.
  • Hızlı vücut ağırlık kaybına neden olan popüler diyetler ve kontrolsüz zayıflama ilaçları kesinlikle uygulanmamalıdır.
  • Fazla kilolu ve obez bireylerin zayıflama diyeti önerisi sadece diyetisyen danışmanlığı ile belirlenmelidir.

Obezite Tedavisi:

Obezite oluşmadan korunma büyük önem taşımaktadır. Obeziteden korunma, çocukluk çağında başlamalıdır. Çocuk ve adolesan döneminde oluşan obezite, yetişkinlik dönemi obezitesi için zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle aile, okul ve çevre yeterli ve dengeli beslenme ve fiziksel aktivite konularında bilgilendirilmelidir. Obezite tedavisi, bireyin kararlılığı ve etkin olarak katılımını gerektiren, tedavisi zorunlu, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Obezitenin etiyolojisinde pek çok faktörün etkili olması, bu hastalığın önlenmesi ve tedavisini son derece güç ve karmaşık hale getirmektedir. Bu nedenle obezite tedavisinde hekim, diyetisyen, psikolog, fizyoterapistten oluşan bir ekip gerekmektedir. Obezite tedavisinde amaç, gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı hedeflenerek, obeziteye ilişkin morbidite ve mortalite risklerini azaltmak, bireye yeterli ve dengeli beslenme alışkanlığı kazandırmak ve yaşam kalitesini yükseltmektir.  Vücut ağırlığının 6 aylık dönemde %10 azalması, obezitenin yol açtığı sağlık sorunlarının önlenmesinde önemli yarar sağlamaktadır.

Obezite tedavisinde kullanılan yöntemler 5 grup altında toplanmaktadır. Bu yöntemler;

1.Tıbbi Beslenme (Diyet) Tedavisi

2.Egzersiz Tedavisi

3.Davranış değişikliği tedavisi

4.Farmakolojik tedavi

5.Cerrahi tedavi

Sağlık hizmetleri kapsamında obezitenin tedavisinde mutlidisipliner bir çalışma ile obez bireyler tedavi edilmektedir.


KAYNAK: HALK SAĞLIĞI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ